Yaşamdan Olay 2

Akşamüstü büroda çalışıyordum. Telefon çaldı. Bir evde cinayet işlenmiş. Cinayet mahallinde uyuşturucu bulunmuş ve katil uyuşturucunun etkisindeymiş. Hemen gittim. Bir bekar evi. Yer sofrası kurulmuş. Bir kişi bıçakla öldürülmüş. Bir diğeri yaralı ve biri de yakalanmış. Olay şu; Aynı evde kalan iki genç öğretmen, İstanbul'a yeni tayin olan ve ilk kez İstanbul'a gelen arkadaşlarını ağırlamak için evde yer sofrasına yemekleri ve içkileri hazırlamışlar. Yeni arkadaşları daha önce hiç içki, uyuşturucu, esrar ve benzeri maddeleri kullanmamış. Yer sofrasında bağdaş kurarak otururlar. Daha önce uyuşturucu denemiş olan iki genç öğretmen yeni arkadaşın yiyeceğine koydukları afyonun kendilerindeki geçici etkisini beklerken, yeni öğretmen birden “ayaklarım nerede” diye bağırmaya başlar.
(Uyuşturucu Kitap Sayfa 41 / Yaşamdan Olay 2)

Yaşamdan Olay 5

(isimler değiştirilmiştir) Serdar uyuşturucu kullanma suçuyla narkotik şubeye getirildiğinde, 22 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. Yanında gelen nişanlısı Özlem içki, sigara kullanmayan bir kızdı. Uzun uzun konuştuk, nişanlısını çok sevdiğini söylüyor, bırakma sözü veriyor, hastaneye yatmak istediğini, yardım etmemizi istiyordu. Özlem eğitimli, aklı başında, sevimli bir kızdı. Nişanlısını çok sevdiğini, onu yalnız bırakmayacağını, yardım için, uyuşturucuyu bıraktırmak için yanında olduğunu söylüyordu. Hastaneye yatırdığımız Serdar da tıpkı Esra gibi bir süre sonra hastaneden kaçtı. Bir ay sonra tekrar yakalandığında nişanlısı Özlem’i de eroine alıştırmıştı. Özlem sebebini şöyle anlatıyordu;
(Uyuşturucu Kitap Sayfa 46 / Yaşamdan Olay 5)

Yaşamdan bir olay (8)

( isimler değiştirilmiştir ) Emine'yi ahlak polisince fuhuş yapmaktan yakalanıp, üzerinde uyuşturucu bulundurduğu için getirdiklerinde gördüm. Çelimsiz, ürkek, 19 yaşındaki kız perişan haldeydi. Hikâyesini öğrendiğimde ‘bir kullanımla bir şey olmaz’ diyenlere ibret olacak, hemen herkesin başına gelebilecek bir olay olduğunu gördüm. Kendine geldiğinde anlattı;

“Babam işçiydi. Gece çalışıyor, gündüz uyuyordu. Ben lise 2. sınıftaydım. O zaman sadece sigara içiyordum. Babamın evde uyuduğu bir gün annemle tartıştık. Ben arkadaşlarımla Avrupa yakasındaki bir cafeye gitmek istemiştim ama annem izin vermemişti. Bağırarak tartışırken annem, “babanı uyandıracaksın” diyerek bir tokat attı. Ben de o sinirle evden çıktım. Ağlayarak bir taksiye bindim. Çantamda sigaramı arıyordum. Sinirle çıktığım için evde unutmuştum. Taksi şoförü eliyle tek bir sigara uzattı. Hiç düşünmeden aldım ve içtim. Sonrasını hatırlamıyorum. Önce uyuşturucu, sonra fuhuş... Oysa ben ...
(Uyuşturucu Kitap Sayfa 63 / Yaşamdan Olay 8)

Yaşamdan bir olay (9)

Kurtuluş Örneği G.. ülkemizin tanınmış zengin ailelerinden birinin çocuğuydu. Magazin haberlerinde sık sık boy gösteren bu genç sigara, içki alışkanlığı olmayan biriyken kansere yakalanmış ve yurtdışında tedavi görmüştü. Uzun tedavi sürecini başarıyla atlatan G, Türkiye’ye döndüğünde “ sigara bile içmedim kanser oldum, artık her şeyi deneyeceğim” diyerek kokaine başlamıştı. Annesinin G’ye olan düşkünlüğü yüzünden kendine ait villasında sadece hafta sonları kalıyor diğer günleri ailesiyle geçiriyordu. İşte bu hafta sonu günlerinden birinde arkadaş grubundaki birisi “ sigara bile içmedin de ne oldu, dene artık” diyerek kokain sunmuştu. Henüz başlangıçtayken tespit etmemiz, ailesinin sıcak yaklaşımı, arkadaş çevresini değiştirmesi ve gördüğü tedavi sonucu uyuşturucudan kurtulmayı başaran G, artık iyi bir işadamı ve baba olarak yaşamına devam ediyor.
(Uyuşturucu Kitap Sayfa 67 / Yaşamdan Olay 9)

Yaşamdan bir olay (12)

( isimler değiştirilmiştir ) Alev henüz 15 yaşında pırıl pırıl bir kızdı. Emniyet müdürü baba ve öğretmen annenin tek çocuğuydu. Ailesiyle çok sıcak ilişki halinde, sevgi dolu bir ortamda, eğitimli, bilinçli anne-baba ilgisiyle yetişiyor ve başarılı bir öğrenci olarak biliniyordu. Hiçbir kötü alışkanlığı olmayan Alev annesine bir gün telefon ederek, arkadaşlarıyla okulun karşısındaki pastanede biraz oturacağını söyledi. Annesi Alev'in tüm arkadaşlarını tanıyor, bahsettiği pastaneyi biliyordu. İçkili bir yer değildi. Fakat garsonlardan birinin Alev’in içeceğine LSD katacağını hiç aklına getirmemişti. Alev bulunduğunda bir otel odasında yarı çıplak haldeydi. Önünüze getirilen çay, kahve, kola, su her ne olursa eğer rengi değişikse değiştirirsiniz, renginde farklılık yoksa ağzınıza yaklaştırdığınızda kokusu farklı ise değiştirirsiniz, kokuda fark yoksa ve tadına baktığınızda tadı farklıysa yine değiştirirsiniz. Fakat ne rengi ne kokuyu ne de tadı değiştirmeyen bu maddeyi nasıl anlayacaksınız?
(Uyuşturucu Kitap Sayfa 74 / Yaşamdan Olay 12)



Diğer tüm örnekleri Mutlu ÇELİK’in Uyuşturucu isimli kitabında bulabilirsiniz.